Tarih Boyunca Hastalık Algılamasında
Dua Şifâ İlişkisi
İnanç Kültür ve Gelenek Boyutuyla
Hastalık algılaması, bir açıdan idrak etme ile ilgilidir. Canlı organizmanın kendi doğal dengesinin bozulduğunu fark etmesiyle başlayan bu süreç, bozulan dengenin tekrar kurulması yolunda, yine kendince bazı yöntemlere başvurmasıyla devam eder.
İnsanlar dışındaki canlıların sağlığını koruması ve hastalandığı takdirde tedbir alması gayretleri konumuzun dışındadır. İnsanları bu konuda farklı kılan özellik, “idrak etme ve yorumlama”dır. İnsanın kendi iç ve dış dünyasındaki olayları hem idrak ederken hem de yorumlarken “inanç veya inanışlar”ının etkisinde kalması, onun neyi nasıl algıladığı, anlamlandırdığı ve değer yüklediği konusunda araştırmacıları epeyce zorlamaktadır. İnsan merkezli iç ve dış olguları araştıran insanoğlu, özellikle geçmişe dair incelemeleri betimlemesinde kendi uzmanlık bakış açısının sınırları içinde kalmaktadır. Bu durum bir yandan olumlu sayılabilir. Çünkü uzmanlık inceliği ile olayları derinlemesine ele almaktadır. Diğer açıdan bakılırsa, tarihten günümüze insanın kendi zihinsel ve duygusal kabiliyetleri ölçüsünde karmaşık anlamlar yumağı içerisinde bize sunduğu olayların tek branş açısından ayrıştırılması (analizi) ve tanımlanması imkânsız hale gelmektedir. Örnek olarak konumuzu ele alırsak, insanın hastalık algılaması, ona göre hastalıkların kaynağı, tedavi bilgisinin gizemi, şifanın uygulanan yöntem veya verilen ilaca bağımlı olup olmadığı konusundaki inancı veya inanışı hakkında günümüz araştırmacılarının tek branştan değerlendirmeleri sonucunda ya eksik ya da hatalı sonuçlar üretmesine yol açmaktadır.
| Tarih Boyunca İNANÇ TIP İLİŞKİSİ | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Doç. Dr. VELİ ATMACA | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||
Tarih Boyunca İnanç Tıp İlişkisi adını taşıyan bu çalışma, araştırmacının genel olarak İslâm Tıbbı’na ve onun bir alt başlığını oluşturan Tıbb-ı Nebevî üzerine yapmayı düşündüğü bir seri araştırma öncesindeki tarihsel sürece ilişkin okumalar sonucu zihninde oluşan soru ve kuşkuların bir ürünüdür. Temel olarak bu soru ve kuşkular, konuya ilgi duyan ve araştıran herkesin aklına gelebilecek durumlardır.
Deontoloji ve Tıp Tarihçileri’nin ortaya koyduğu bilgi ve belgelerde, tıbbi uygulamaların, yöntemlerin, ilaç unsurlarının (drogların) ne zamandan beri kullanıldığı, hangi unsurların şifalı olduğu, bu ilaçları veren ve sağaltım yöntemleri uygulayanların kimler olduğu konusunda hatırı sayılır sonuçlar yer almaktadır. Tedavide, maddi ilaçlar dışında, okuma, sihir ve büyü gibi çeşitli mânevî uygulamaların yer alıp almadığı, şifa bilgisinin, yani tıp bilgisinin kaynağı, hastalıkların nedenleri hakkında önemli saptamalara yer verilmektedir.
| SAĞLIK SİSTEMLERİ | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| DOÇ. DR. METİN ATEŞ | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sağlık sistemlerinde üç temel amacının olması beklenir. Bunlar; toplumda yaşayan bireylerin tümüne, gereksinim duydukları yerde ve ölçüde sağlanabilen en kaliteli hizmetin götürülmesidir. Bu amaçların gerçekleştirilmesi için sağlık sistemlerine çok fazla bağlı olmadan bu konuda oluşturulacak örgütlenme modeliyle daha çok ilişkilidir.
Yukarıda da belirtildiği gibi oluşturulacak sağlık örgütlenme modellerinin ilk ana amacının toplumun her kesimini kapsayacak biçimde bu hizmetin götürülmesidir. Her bir kişinin sağlık hizmetinden eşit ölçüde yararlanması amaçlanmalı. Kentsel bölgelerden kırsal yörelerdeki çok küçük insan topluluklarına kadar hizmet götürülebilecek ilk basamak birimleri oluşturulmalıdır. Ancak, bireylerin her birine hizmet götürülmesi mutlak bir eşitlik kavramını düşündürmemelidir. Toplum içinde ayrıcalığı olan kesimler öncelikle belirlenmeli, çocuklara, annelere, yaşlılara, işçilere sunulan sağlık hizmetlerine özel önem verilmelidir.
| MOTİVASYON STRATEJİLERİ | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Y. DOÇ. DR. YALÇIN KAYA | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||
Dünyada heyecan ve stressiz kazanılmış tek bir zafer gördünüz mü?
Öyleyse heyecandan ve stresten hatta kompleksten korkmayın…
Hayatın fırtınaları karşısında dimdik ayakta kalmak istiyorsanız…
Başarıyla birlikte ayrılmaz parçası olan mutluluğu da yaşamak istiyorsanız…
Dünyanıza anlamlar kazandırmak istiyorsanız…
HAYATIN SONSUZ BOYUTLARINDA YOLLAR BULABİLMEK İSTİYORSANIZ…
Daha güçlü bir kişiliğe sahip olmak istiyorsanız…
Yönettiğiniz şirketinizin veya bireysel işlerinizin ya da performansınızın iyiye gitmesinde
Sorunlarla baş etmek istiyorsanız…
MOTİVASYON STRATEJİLERİ KİTABINA BAŞVURMALISINIZ!
Yalçın hoca, konuşma üslubunda ama sıkı sorularla okuyucuyu kitap boyunca sürüklüyor, kitabı baştan sona okuyup bitirmeden elden bırakılmasına âdeta izin vermiyor.
Sıkı hocalık biraz da bu olsa gerek. Öğrenilecekler tek tek verilecek, okuyucuda uygulamaları izlenecek.
Hayata dair ne sorun varsa, hangi çözüm yolları varsa, ayağa kalkmak için hangi saklı gizli güçlerimiz varsa hepsini irdeliyor, açığa çıkarıyor. Örnek vakalarla kişisel sorunlara kökten çözümler üretiyor.
Yalçın hoca, kişisel gelişim alanında Türk okuru nezdinde yepyeni çığırlar açıyor. Okumamak, tanımamak bir eksiklik olacaktır.
| HİPNOZ VE PERFORMANS | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Y. DOÇ. DR. YALÇIN KAYA | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||
Beynin yalnızca yüzde beşini kullandığımız düşünülürse performansımızı arttırmak, pek çok bilinmezi kolaylıkla öğrenebilmek, güçlü bir belleğe sahip olmak, pek çok soruna, duruma en sonuç alıcı yoldan müdahale etmek için neler vermezdik ki… İşte söz konusu bu müdahale yollarından en içteni, en komplikasyonsuzu (yan etkisi en az olanı) ve en farklı olanı nedir acaba diye soracak olursak bunun yanıtının hipnoz olduğunu söyleyebiliriz. Çağların bilgi birikimini en bilimsel düzeyde kullanan yaklaşım, performansını arttırmak için çağımız insanına hipnozu önemli bir seçenek olarak sunmakta, arzu edilen pek çok sonucun da alınmasını sağlamaktadır.
Y. Doç. Dr. Yalçın Kaya, hipnoz konusuna eğilerek, başta spor olmak üzere hayatın pek çok alanında insanların performanslarını arttırmak için hiçbir tehlike, yan etki ya da olağanüstü bir kayıp içermeyen hipnozu bilimsel yollarla, yöntemlerle kullanarak, kullanımını salık vererek, istismar konusu yapılmaktan kurtararak bilimsel zemine taşımış, tıbbı müdahale gerektirmeyen pek çok sorunun çözümü yolunda önemli adımlar atarak, hipnozu akademik dünyaya taşımış, böylelikle bilimsel zeminde ele alınmasını sağlamış, konunun ehil ellerce yürütülmesinin yolunu açmıştır.
Kitapta, hipnozun kullanım alanları tek tek ele alınmakta, hangi alanlarda kullanıldığı eni boyuna incelenmekte, okuyucunun hipnozdan bilimsel olarak yararlanmasının yolları gösterilmektedir.
Her insan, üstün performansla hayatını düzenlemek ister. Oysa hayat, hiç de böyle bir isteğin önünü doğrudan açmış değildir. İşte tam da burada hipnoz devreye girmektedir. Hayatın güçlüklerini yenmek, pek çok sınırlar koyan, yaşam alanlarını daraltan, onlarca kişisel sorunların insanı tutsak olan çözümsüzlüklere karşı, gündelik yaşamımız iyileştirmek, daha verimli kılmaz üzere hipnoz bilimiı, bizlere yeni yaşam yolları açmak, mutluluğu sahip olmamız için iplerin elimizde olduğunu bize söylemekte, göstermektedir.
| Anne Baba ve Öğretmenler İçin ÖĞRENCİ MOTİVASYONU | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Y. DOÇ. DR. YALÇIN KAYA | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||
ÇOCUKLARINIZI ANTRENMANLI GLADYATÖRLER HALİNE GETİRMEYİN
Öğrenci eğitirken veya motive ederken en çok dikkat edilmesi gereken şeylerden biri; “Asla çocuklarınızla didişmeyin. Çünkü önemli bir gerçek vardır ki, siz yaşlanacaksınız onlar güçlenecekler. Eğer onların gelişim süreçlerinde onlarla sürekli olarak çatışırsanız, onlarla didişirseniz, ister istemez onlar da size karşı direneceklerdir. İşte size karşı direndiğini hissettiğiniz zaman eğer direncini kıramıyorsanız onların size karşı antrenmanlı ve her gün daha da güçlenen gladyatörler haline gelmesini sağlamış olursunuz.
Uzakdoğu sporlarının temel bir felsefesi vardır. “Kuvvete karşı koyma, ona yön ver ve kendi kuvvetini ona ilave et.” Bu müthiş yaklaşım, çocuklarımızla çatıştığımızda da kullanılmalıdır. Bunun için belki biraz sabır, biraz soğukkanlılık, biraz olgunluk gerekecektir, fakat bunları yapmadığınızda, hemen fevri davrandığınızda onları yanlışlarına sahip çıkan, sizin söylediklerinize karşı dirençli ve olumsuzluklara kapı aralayan, dolayısıyla sizleri sürekli üzen bir duruma getirmiş olabilirsiniz.
Bazen zorlukların yakıcılığı bağrınızı kavurmamışsa,
Bazen hayatın tipileri yüreğinizi zorlamamışsa;
Hayatın zorluklarını ve fırtınaları göğüsleyebilecek
Çelik gibi bir göğse nasıl sahip olacaksınız ki…
Nasıl zorluklar karşısında çelik gibi dimdik durabilecek duruma geleceksiniz ki…